E-Skuterlerde Yeni Ceza Dönemi: Yüksek Tutarlar Sürücüye mi, İşletmeciye mi Uygulanacak?
E-skuterlerde yeni ceza tutarları, sürücüler ile paylaşımlı araç işletmecilerinin sorumluluklarını ayırmayı gerektiriyor. Düzenlemedeki 170 bin liralık yaptırım, işletmecinin belirli araç sayısı sınırlarına üçüncü kez aykırı davranmasına bağlanıyor. Makale; yetkisiz işletmecilik, filo dağılımı, destek hizmetleri ve denetim yükümlülüklerine ilişkin cezaların kimi ilgilendirdiğini açıklıyor. Sürücülerin trafik kurallarına ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini vurgularken, işletme yaptırımlarının araç bulunabilirliği ve hizmet sürekliliği açısından kullanıcıya nasıl yansıyabileceğini ele alıyor.
Bir e-skuter yolculuğu için uygulamayı açan kişinin karşısına “170 bin liraya kadar ceza” haberi çıktığında akla ilk gelen soru, bu tutarın sürücüye kesilip kesilmeyeceği oluyor. 13 Ekim 2026’da yürürlüğe giren düzenlemedeki yüksek cezaların odağında ise paylaşımlı e-skuter işletmeciliği var. Özellikle 170 bin liralık yaptırım, sıradan bir sürüş ihlalinin değil, işletmecinin araç sayısına ilişkin sınırlara üçüncü kez aykırı davranmasının karşılığı.
Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, Elektrikli Skuter Yönetmeliği’nin idari yaptırımları düzenleyen 22’nci maddesini yeniden belirledi. Yetkisiz faaliyet, işletme yükümlülükleri, filo sınırları ve denetimde belge sunma gibi farklı ihlaller için ayrı tutarlar bulunuyor. Bu nedenle rakamları, hangi yükümlülüğün ihlal edildiğiyle birlikte okumak gerekiyor.
İşletme belgesi ile sürücünün sorumluluğu farklı
Paylaşımlı e-skuter hizmeti sunmak için gereken yetki belgesi, kiralama faaliyetini yürüten gerçek veya tüzel kişiye ait. Kullanıcının uygulamadan araç kiralaması, onu bu belgenin sahibi veya işletmeci haline getirmiyor.
Yeni yaptırım metninde, yetki belgesi ve paylaşımlı e-skuter izni olmadan işletmecilik yapılmasına ilişkin aykırılık için 86.900 lira ceza yer alıyor. Diğer belirli yetki belgesi ihlalleri de aynı tutara bağlanıyor. Bu rakam, e-skuter kullanıcısına yönelik genel bir “ehliyetsiz sürüş cezası” olarak sunulamaz.
Benzer bir ayrım güvenlik bilgilendirmesinde de var. Yönetmelik, işletmecinin kullanıcıları kask, dizlik ve görünürlüğü artıran ekipmanlar konusunda bilgilendirmesini öngörüyor. İşletmecinin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile sürücünün trafik kuralına aykırı davranması ayrı meseleler.
Sürücüler açısından trafik kuralları devam ediyor. Yaya yolunda sürüş, yasak yollara çıkma veya araç üzerinde yolcu taşıma gibi davranışlar kendi hukuki hükümleri kapsamında değerlendiriliyor. Ancak 13 Ekim’deki işletmecilik yaptırımlarının tutarlarını doğrudan bu davranışlara yapıştırmak, cezanın muhatabını yanlış gösterir.
170 bin lira hangi durumda uygulanacak?
Yeni metindeki başlıca yaptırımlar şöyle:
| Aykırılık | İdari para cezası |
|---|---|
| Yetkisiz veya izinsiz paylaşımlı e-skuter işletmeciliğine ilişkin ihlal | 86.900 TL |
| Metinde sayılan genel işletme ve hizmet yükümlülüklerine aykırılıklar | 8.687 TL |
| Araç sayısı sınırlarına ilişkin ilk aykırılık | 8.687 TL |
| Aynı yükümlülüğe ilişkin ikinci aykırılık | 86.900 TL |
| Aynı yükümlülüğe ilişkin üçüncü aykırılık | 170.000 TL ve altı ay faaliyet durdurma |
| Çağrı merkezi veya aynı amaçlı mobil uygulamaya ilişkin yükümlülük ihlali | 43.447 TL |
| Denetim için gereken bilgi veya belgeleri sunmama | 50.000 TL |
Araç sayısı kuralı yalnızca bir ilin toplam izin sayısının aşılmasını ilgilendirmiyor. Yönetmeliğin atıf yapılan hükmü, ilçeler ve bölgelerde bulundurulacak araçların dağılımına ilişkin alt ve üst sınırları da içeriyor.
Dolayısıyla “üçüncü ihlalde 170 bin lira” ifadesi, işletmecinin yaptığı herhangi üç hatanın otomatik olarak bu cezayı doğuracağı anlamına gelmiyor. Kademeli yaptırım, belirli araç sayısı yükümlülüğüne bağlanmış durumda. Üçüncü aykırılıkta para cezasına eklenen altı aylık durdurma da yetki belgesi kapsamındaki faaliyetleri etkiliyor.
Kullanıcının günlük hayatında ne değişebilir?
Cezanın şirket adına düzenlenmesi, konunun yalnızca şirketleri ilgilendirdiği anlamına gelmiyor. Filo dağılımı, uygulamayı açtığınızda yakınınızda araç bulunup bulunmamasını etkileyen unsurlardan biri. Hizmet yükümlülükleri ise sorun yaşandığında ulaşabileceğiniz destek kanalını ilgilendiriyor.
Çağrı merkezi hükmünde önemli bir ayrıntı var: Yönetmelik, yedi gün yirmi dört saat hizmet verebilecek bir çağrı merkezi veya aynı amaçla çalışan mobil uygulama öngörüyor. Bu nedenle her işletmecinin mutlaka ayrı bir telefon hattı kurmak zorunda olduğu sonucu çıkarılamaz. Esas yükümlülük, kullanıcıların soru ve şikâyetlerini iletebileceği işleyen bir destek yapısının bulunması.
Faaliyet durdurma yaptırımı da hizmetin sürekliliğini etkileyebilir. Bununla birlikte düzenleme, kiralama ücretlerinin artacağını veya azalacağını söylemiyor. Yüksek cezadan doğrudan bir fiyat değişikliği sonucu çıkarmak mümkün değil.
Birden fazla kabahat için ayrı tutanak düzenlenebilmesi ve e-skuterlerle yapılan ihlallerde her araç için ayrı ceza uygulanmasına ilişkin hükümler de bulunuyor. Bu yapı, işletmecinin yükümlülükleri filo genelinde yerine getirmesini önemli hale getiriyor.
Yeni dönemi anlamanın anahtarı, ceza tutarından önce sorumluluğun kime ait olduğuna bakmak. Sürücü güvenli ve kurallara uygun kullanımından, işletmeci ise izinlerinden, hizmetinin işleyişinden ve kendisine yüklenen yükümlülüklerden sorumlu. Şehirde düzenli bir e-skuter hizmeti için bu iki sorumluluğun da izlenmesi gerekiyor; yüksek işletme cezaları sürücünün yerine geçmediği gibi, sürücünün davranışı da şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.