Booking.com Türkiye’de Yeniden Açılabilir mi? Komisyondan Geçen Teklif Rezervasyon Platformlarına Hangi Kuralları Getiriyor?
Booking.com’un Türkiye içindeki rezervasyonlarına ilişkin tartışma, komisyondan geçen yeni teklifle yeniden gündemde. Düzenleme; yabancı konaklama platformlarına izin belgesi, Türkiye’de temsilci ve yurt içi satışlarda yüzde 17 ücret sınırı getirmeyi amaçlıyor. Ancak komisyon kararı, platformun yeniden açıldığı veya oda fiyatlarının düşeceği anlamına gelmiyor. Makale, teklifin işletmeler ve tüketiciler açısından getirebileceği değişiklikleri, rezervasyon koşullarını karşılaştırırken dikkat edilmesi gerekenleri ve yasalaşma ile uygulama arasındaki farkı açıklıyor.
Türkiye’den bir Avrupa oteline rezervasyon yapılabilirken aynı platform üzerinden Türkiye’deki bir otele rezervasyon yapılamaması, Booking.com tartışmasının yıllardır en görünür sonucu. Şimdi bu ayrımı değiştirebilecek bir düzenleme Meclis’te ilerliyor. Ancak komisyondan geçen teklif, Booking.com’un yeniden açıldığı veya açılacağı tarihin kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, 6 Ekim 2026’da TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi. Teklif, yabancı rezervasyon platformlarının Türkiye’de hangi izinle çalışacağını, işletmelerden ne kadar ücret alabileceğini ve uyuşmazlıklarda nasıl bir muhatap göstereceğini düzenliyor.
7 Ekim itibarıyla ortada yürürlüğe girmiş bir kanun değil, yasama süreci devam eden bir teklif var. Komisyonda kabul edilen metinde yürürlük tarihi 1 Ocak 2027 olarak öngörülüyor. Bu tarihin uygulanabilmesi için teklifin yasalaşması gerekiyor; tarih, tek başına herhangi bir platformun hizmete başlayacağına dair taahhüt oluşturmuyor.
Booking.com için açılabilecek kapı ne?
Booking.com’un Türkiye içindeki rezervasyon faaliyetlerinin durması, 2017’deki yargı sürecine dayanıyor. O dönemde Türkiye Otelciler Birliğinin açıklaması, kısıtlamanın Türkiye’den Türkiye’deki tesislere yapılan rezervasyonları etkilediğini; Türkiye’den yurt dışına rezervasyonların devam ettiğini belirtiyordu. Dolayısıyla “Booking.com Türkiye’de kapalı” ifadesi, hizmetin bütün kullanım biçimlerini aynı ölçüde anlatmıyor.
Yeni teklif, yabancı platformlara Türkiye’de faaliyet gösterebilecekleri özel bir izin sistemi kurmayı amaçlıyor. Bu, yeniden faaliyet için hukuki bir çerçeve sağlayabilir. Bununla birlikte kanunun kabul edilmesi, platformun gerekli şartları yerine getirmesi ve mevcut hukuki durumun bu çerçevede çözülmesi ayrı aşamalar. Komisyon kararı bunların tamamlandığını göstermiyor.
Teklife göre Kültür ve Turizm Bakanlığından alınacak izin belgesi iki yıl geçerli olacak ve devredilemeyecek. Belge için 5 milyon liralık ücret öngörülüyor; tutar yıllık yeniden değerlemeye tabi olacak. Başvuruda dijital hizmet vergisi mükellefiyeti, vergi borcunun bulunmaması ve Türkiye’de resmî bildirimlerin ulaştırılabileceği bir adres gibi şartlar aranacak.
Platformların ayrıca Türkiye’de yetkili temsilci belirlemesi ve iletişim bilgilerini erişilebilir biçimde göstermesi gerekecek. Rezervasyon yapan kişi açısından bunun anlamı, sorun çıktığında başvurunun yöneltileceği yerel bir muhatabın bulunması. Bu düzenleme, her anlaşmazlığın kendiliğinden çözüleceği anlamına gelmese de sorumluluğun takibini kolaylaştırabilecek bir yapı sunuyor.
Yüzde 17 sınırı oda fiyatını mı düşürecek?
Teklifteki en dikkat çekici ekonomik hüküm, yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda platformun alacağı tutarın yüzde 17’yi aşamaması. Hesaplama vergiler hariç satış bedeli üzerinden yapılacak; sınır, alınan bedelin adına bakılmaksızın uygulanacak.
Basitleştirilmiş bir hesapla, vergiler hariç 10 bin liralık bir rezervasyonda bu sınırın karşılığı 1.700 lira. Ancak bu, müşterinin konaklama fiyatına getirilen bir tavan veya yüzde 17 indirim hakkı değil. Düzenleme, rezervasyon bedelinden platforma ayrılan payı sınırlandırıyor.
Bu ayrım önemli: Aracılık maliyetinin azalması işletmenin elinde kalan tutarı artırabilir. Bunun müşteriye daha düşük fiyat olarak yansıyıp yansımayacağı ise talebe, rekabete ve işletmenin fiyat politikasına bağlı. Metinden otomatik bir ucuzlama sonucu çıkarmak mümkün değil.
Fiyat rekabetini etkileyebilecek başka bir hüküm daha var. Platformlar, işletmelerin başka kanallardan aynı ya da farklı fiyatla satış yapmasını veya reklam vermesini kısıtlayamayacak; işletmeleri kampanyalı satışa zorlayamayacak. Bu yaklaşım, otelin kendi sitesindeki fiyatıyla rezervasyon platformundaki fiyatının farklılaşabilmesine alan açıyor.
Tüketici için karşılaştırmanın değeri burada artıyor. Aynı otelin aynı tarihteki iki fiyatını değerlendirirken kahvaltı, iptal hakkı, ödeme zamanı ve oda türü de eşleşmeli. Daha düşük görünen rakam, daha dar koşullara sahip bir rezervasyonun bedeli olabilir.
İzin belgesi, her konutu rezervasyona açmayacak
Teklif, platformların doğrudan satış yapabileceği konaklama alanını da tanımlıyor: Bakanlıktan turizm belgeli işletmeler ve turizm amaçlı kiralama izinli konutlar. İlanlarda ilgili belge numaralarının doğrulanarak gösterilmesi öngörülüyor. Böylece platformun faaliyet izni ile konaklama yerinin yasal statüsü birbirinden ayrı tutuluyor; bir sitenin izin alması, üzerindeki her konutu kendiliğinden yasal hale getirmiyor.
Kurallara aykırılıklar için para cezaları, izin iptali ve belirli durumlarda erişimin engellenmesi düzenleniyor. Mevcut yabancı platformlara da yürürlükten itibaren üç ay içinde izin başvurusu yapma yükümlülüğü getiriliyor.
Bu nedenle tartışmanın asıl konusu yalnızca Booking.com’un dönüşü değil. Türkiye’de rezervasyon aracılığının hangi maliyetle, hangi sorumluluklarla ve hangi denetim altında yapılacağı yeniden tanımlanıyor. Tüketicinin görebileceği sonuç, daha fazla rezervasyon seçeneği ve daha belirgin bir başvuru muhatabı olabilir. Bunların gerçekleşip gerçekleşmediğini gösterecek olan ise komisyon oylamasından sonraki yasalaşma, izin ve uygulama süreci.